Niçin Koleksiyon Yapıyorum?

Koleksiyon yapmak meşakkatli bir iş. Her şeyden önce sabır ve çaba istiyor. Koleksiyonunuza katacağınız parçaları arayıp bulmak, ardından onları temin etmek başlı başına bir uğraş.

Benim tutkum olan forma koleksiyonu 2010 yılında karşılaştığım ve ismine “Bizans Çocuğu” dediğim, dünyada kendinden başka akıllı olmadığını düşünen bir ahmak sayesinde olmuştur. Hani atalarımız derler ya “Çok bilen çok yanılır.” diye. İşte bu söz tam Bizans Çocuğu’nu anlatıyor.

Şimdi diyeceksiniz Bizans Çocuğu sana yaptı diye. Durun anlatayım:

2010 yılında İnternette dolaşıyordum. Ardından bu bahsettiğim Bizans Çocuğu’yla tanıştım. Ona bende bir forma olduğunu söyledim. Formayı incelediğinde benim asıl değerini bilmediğimi zannetmiş olacak ki formayı benden almak istedi. Hem de türlü türlü oyunlarla, beni kandırmaya çalışarak.

Hayatta her şeye katlanabilirim ancak haksızlığa asla. Bunu Bizans Çocuğu’na da göstermek artık en büyük amacım olmuştu. O gün koleksiyonculuk nasıl yapılır, insanları kandırmadan, dürüst bir şekilde nasıl adam olunur Bizans Çocuğu’na göstermeye karar verdim.

Peki, sonuçta ne oldu diyeceksiniz. Aradan yıllar geçti. Koleksiyonum genişledi hem de oldukça. Hiçbir yerde, hatta kulüplerin kendi müzelerinde bile bulunamayacak formalar artık koleksiyonumun bir parçası. Beşiktaş formalarım Bizans Çocuğu’nunkilerin neredeyse iki katı oldu.. Bu arada Bizans Çocuğu da boş durmuyor tabi. O da koleksiyonuna Beşiktaş formaları ekliyor. Ama sadece fotoğraf olarak. Kendinde olmayan formaların İnternette fotoğraflarını bulup kendininmiş gibi tanıtıyor. Böyle olursa onun koleksiyonuna “Forma Fotoğrafları Koleksiyonu” diyeceğiz..

Neyse boş verin bunları Bizanslı göstersin karakterini. Ne demiş atalarımız: “İt ürür, kervan yürür.” Biz koleksiyonumuza bakalım. Ama dürüstçe, kimseyi kandırmadan.